İçeriğe geç
Erzurum Vatan

Gündelik meraklara sade, renkli cevaplar

Hayvanlar

Kunduzun Dişleri Neden Turuncu ve Neden Hiç Körelmez

Kunduzun turuncu kesici dişleri bir bakımsızlık değil, minesindeki demirin ve iki katmanlı diş yapısının sonucudur.

Derya Korkmaz 4 dk

Kunduz fotoğraflarına dikkatle bakan herkes aynı ayrıntıyı fark eder: hayvanın ön kesici dişleri beyaz değil, koyu turuncuya çalan bir renktedir. İlk bakışta bir bakımsızlık ya da leke izlenimi verir. Oysa bu renk, dişin yapısındaki bir farkın doğrudan göstergesidir.

Aynı dişlerin ikinci bir özelliği daha vardır. Kunduz ömrü boyunca ağaç keser, buna rağmen dişleri körelip kullanılamaz hale gelmez. Renk ve keskinlik, aslında aynı tasarımın iki ayrı sonucudur.

Turuncu rengin kaynağı

Dişin dış yüzeyini kaplayan mine tabakası, çoğu memelide ağırlıklı olarak kalsiyum bileşiklerinden oluşur ve beyaza yakın görünür. Kemirgenlerin bir bölümünde bu tabakaya demir içeren bileşikler karışır.

Demir, tıpkı paslanmış bir yüzeyde olduğu gibi, sarıdan koyu turuncuya uzanan bir renk verir. Yani rengin kaynağı dişin üzerine yapışmış bir madde değil, minenin kendi bileşimidir. Fırçalamakla ya da kazımakla çıkmaz.

Demir mineye ne katar

Renk burada yan üründür; asıl kazanç dayanıklılıktır. Demirle güçlenmiş mine, asitli ortama karşı daha dirençlidir ve mekanik olarak daha zor aşınır.

Bu, ağaç gövdesine gün boyunca yüklenen bir hayvan için önemli bir avantajdır. Odun sert ve liflidir; her ısırık dişin ön yüzeyine ciddi bir baskı uygular. Daha sert bir dış katman, bu baskı altında ufalanmayı geciktirir.

Kendi kendini bileyen diş

Kesici dişin ilginç yanı, iki farklı sertlikteki katmanın yan yana gelmesidir. Ön yüzde sert mine, arka yüzde ise daha yumuşak olan dentin bulunur.

Hayvan ısırdıkça arkadaki yumuşak katman daha hızlı aşınır, öndeki sert katman geride kalır. Sonuçta ucu sürekli eğik ve keskin kalan, marangoz keskisine benzeyen bir kenar oluşur. Diş kullanıldıkça körelmez, tam tersine biçimini korur.

Bu sertlik farkı ölçülebilir bir avantaj sağlar. Aynı kuvvetle bastırıldığında yumuşak katman daha derin bir iz alır, sert katman ise yüzeyini büyük ölçüde korur. Diş böylece hem aşınır hem de aşınırken kendisine uygun bir biçim kazanır; iki süreç aynı anda ve birbirini destekleyerek işler.

Durmadan uzayan kesiciler

Bu düzenin işlemesi için dişin sürekli yenilenmesi gerekir. Kemirgenlerde kesici dişler ömür boyu uzar; aşınan kısım kökten gelen büyümeyle karşılanır.

Denge iki yönlüdür. Yeterince kemirilmezse diş aşırı uzar, fazla kemirilirse büyüme ile aşınma başabaş gider. Sağlıklı bir hayvanda üst ve alt kesiciler birbirine denk gelir ve karşılıklı olarak birbirini aşındırır.

Denge bozulduğunda ne olur

Bir çarpma ya da gelişim sorunu yüzünden üst ve alt dişler birbirinin karşısına gelmezse, aşınma durur ama uzama devam eder. Diş kavis çizerek büyümeyi sürdürür ve bir süre sonra beslenmeyi engelleyecek hale gelebilir.

Bu durum yalnızca kunduzda değil, evde bakılan tavşan ve kemirgenlerde de görülür. Kaba lif içeren yiyeceklerin ve kemirilecek malzemenin önerilmesinin sebeplerinden biri budur; çene sürekli çalışmadığında diş yapısı bozulur.

Kesici dişlerin arkasında, ağzın iç kısmında öğütücü dişler bulunur. Kesiciler malzemeyi koparmak, öğütücüler ise onu yutulabilir hale getirmek için çalışır. İkisinin arasında dişsiz bir boşluk vardır ve hayvan bu boşluk sayesinde ağzının ön kısmını yutmadan kullanabilir.

Ağaç kesmek neden gerekli

Kunduzun ağaçla ilişkisi tek boyutlu değildir. Devirdiği gövdeleri barınak ve set yapımında kullanır, ince dalların kabuğunu ise besin olarak tüketir.

Kesme işi genellikle gövdenin çevresinde kum saati biçiminde bir daralma oluşturacak şekilde ilerler. Hayvan gövdeyi tek noktadan değil, çepeçevre çalışarak inceltir. Bu, diş yapısına uygun ve enerji açısından ekonomik bir yöntemdir.

Gövde çevresinde ilerlerken hayvan lifleri belirli bir açıyla koparır. Dişin keski biçimindeki ucu bu iş için elverişlidir; odun liflerinin arasına girip parçayı kaldırarak ayırır. Bu yüzden kesilmiş gövdenin yüzeyinde düzensiz değil, belirli bir düzen izleyen iri talaş izleri kalır.

Diğer kemirgenlerle karşılaştırma

Turuncu ya da sarımsı kesici diş yalnızca kunduza özgü değildir. Sıçan, fare, sincap ve oklu kirpi gibi pek çok kemirgende benzer renklenme görülür; tonu türden türe değişir.

Tavşan ve benzeri hayvanlar ise farklı bir gruptadır ve dişleri genellikle beyaz kalır. Onlarda da kesiciler ömür boyu uzar, ancak minenin bileşimi ve diş dizilimi farklıdır. Renk bu yüzden ayırt edici bir ipucu sayılabilir.

Dişlerin dışında kalan uyum özellikleri

Ağaçla uğraşan bir hayvanda yalnızca dişlerin uygun olması yeterli değildir. Dudak yapısı, kesici dişlerin arkasında kapanacak biçimde düzenlenmiştir. Böylece hayvan su altında bile kemirme hareketi yapabilir ve ağzına su ya da talaş dolmaz.

Çene kasları da bu işe göre gelişmiştir. Kemirgenlerde çeneyi öne doğru kaydıran kas grubu güçlüdür; bu sayede kesiciler birbirinin üzerinden kayarak keskin bir makas hareketi yapar. Öğütme sırasında ise çene geri çekilir ve arka dişler devreye girer.

Bütün bu özellikler bir arada düşünüldüğünde, turuncu diş yalnızca göze çarpan bir ayrıntıdır. Asıl olan, ağız yapısının tümüyle sert bitkisel malzemeyi işlemeye göre biçimlenmiş olmasıdır.

Kısacası kunduzun turuncu dişleri bir kusur ya da kirlenme değil, sert bir malzemeyle her gün uğraşan bir hayvanın ihtiyaçlarına göre biçimlenmiş bir yapının görünen yüzüdür. Rengi veren demir dayanıklılığı artırır, iki katmanlı yapı keskinliği korur, sürekli büyüme ise aşınan kısmı yerine koyar.